Radyo Selam
  Radyo Selam Radyo Selam Radyo Selam Radyo Selam Radyo Selam Radyo Selam Radyo Selam Radyo Selam Radyo Selam Radyo Selam Radyo Selam Radyo Selam Radyo Selam Radyo Selam Radyo Selam  
   
 
2003'de değil de ...

Çiğdem Toker'in röportajı

12 yıllık kademeli eğitimde öne çıkan temel tartışma konusu; bu teklifin 28 Şubat'ın rövanşı olup olmadığıydı. '-dı' diyorum, zira Başbakan Erdoğan, grupta 8 yıllık kesintisiz eğitimin topluma çok zarar verdiğini söyleyerek, bu merakı büyük ölçüde giderdi...

Fakat bu izah sorunlu alanları çözmekten uzak: Çocuk gelin bitiyor, çırak nesil başlıyor. Çırak nesil bitiyor, SBS kalkıyor, hayır kalkmıyor ağırlığı azalıyor, düz liseler kolej  oluyor, okula başlama yaşı düşüyor vs vs..

Bu kadar hayati bir mesele, gerilim ve polemikler altında doymak bilmez gündem canavarının dişleri arasında unufak oluyor. Kesintisiz eğitimin Türkiye'ye neden zarar verdiğini; aynın sistemin okullaşma oranını arttırırken, nasıl hasar verebildiğini tane tane sükunetle anlatan bir yetkili çıkmıyor.
Keza, 'Madem 8 yıllık kesintisiz eğitim bu kadar kötüydü,  neden AK Parti'nin iktidarda olduğu 9.5 yılın herhangi bir döneminde değil de şimdi ve bugün değiştiriliyor?' sorusuna da cevap yok. 
Aralıksız altı yıl Milli Eğitim Bakanlığı yapmış olan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, bu sorunun yöneltilebileceği belki de tek isim. 

SİYASİ ORTAM UYGUN


Çelik'i  bunun için aradım.  Birkaç saat sonra 'Üzerinize afiyet hastayım' diye döndü telefona ve geçmiş olsun dileğimin ardından, rahatsızlığının elverdiği ölçüde birkaç soru sorma fırsatı buldum.  Çelik okula başlama yaşının öne çekilmesini de eğitimin kademeli hale getirilmesini de onaylıyor. Gerekçeleriyle izah etti. Ama önce, 'Bu kadar isabetli bulduğunuz yeni sistem, neden sizin milli Eğitim Bakanlığı yaptığınız altı yıl boyunca değil de şimdi, bugün getirildi?' soruma yanıtı: 'O dönem kesintisiz eğitim konusu bir tabuydu. En ufak bir şey yaptığınızda, milli eğitim elden gidiyor deniyordu. Kademeli eğitimin bugün gelmesi, siyasi ortam, demokratik gelişmelerle ilgili.'

- Siz bakanlığı devredeli üç yıl oldu. Üç yıl önce de mi siyasi ortam müsait değildi?
Öyleydi tabii. 27 Nisan bildirisi hangi tarihte geldi? Ve ne üzerinden geldi? Milli Eğitim üzerinden değil mi? Şimdi daha iyi bir noktadayız. Birbirimizi daha iyi anlayabiliyoruz. O zamanlar 'benim anne tarafım Kürt, baba tarafım Arap' dediğimde köşelerden neler yazıldığını göstersem.

İNGİLTERE'YE BAKIN


- Okula başlama yaşının öne çekilmesi doğru mu?
Evet. Çünkü beslenme kalitesinden dolayı refah toplumu olduk. Ailelerin durumu iyileştikçe çocukların gelişimine yansıyor. Şimdi anaokuluna başlayan çocuk okuma-yazmayı söküyor... 

- Okuma yazmayı sökmek okul disiplinine hazır olmak anlamına geliyor mu?
İngiltere'den örnek vereyim. Üç kademeden oluşuyor,' nursery', 'infant' ve 'junior'. Bunların üçü birleşip 'primary school' oluyor. Orada üç yaşında başlar kreşe benzer. Dört beş yaş anaokuludur. Okul öncesi eğitimdir. Biz zaten çocukları bir hafta öncesinde başlatıyoruz. Ürkmesin ağlamasın kalabalıktan diye.

-  Okul öncesi eğitimin kapsam dışında tutulması?
Okul öncesi eğitimde; bir zorunlu bir de ihtiyari eğitim var. Dört ve beş yaşındaki çocukların okul öncesi eğitime gitmesi gerekiyor. Bu oran yüzde 70'i aştı. İlkokula beş yaşında da başlasa, altı yaşında da başlasa, sonuç olarak fiziki altyapınız var. Dönemimde başlayan okul öncesi eğitimde, öğretmen alımlarında her zaman ana okul öğretmenleriyle diğerleri at başı gitti. 

-  Sistem buna hazır mı? Maliyet, psikoloji, uyum?
Ekstra bir maliyet olacak ama buna katlanılır. Birinci sınıfa gelenlerin sayısı artacak iki üç dört artmayacak. Dört yıla yayılan bir şey yapacaksınız. İlkokulda problem yok. Lisede ilk yıl biraz sıkıntı çekilir. Asıl şunu söyleyeyim. 4+4+4 dediğiniz  zaman farklı anlaşılıyor. Halbuki 'kesintisiz ilköğretim, kademeli hale geliyor, farklı eğilimleri olan çocuğa ders çeşitlendirmesi yapılacak' dense daha iyi olurdu. Burada önemli konu, lisenin zorunlu hale getirilmesidir. Okulda geçen eğitim süresi artıyor. Bu, Türkiye'ye sıçrama yaptırır. 

-  Kız çocuklarıyla ilgili itirazlar?
 Tersine, kız çocukları için çok iyi olacak. Bugün neden köylerde ilköğretimi bitiren kızlar liseye devam etmiyor? Çünkü devlet taşımıyor. Lise zorunlu olduğunda devlet de taşımak zorunda olacak. 

-  Sayın Başbakan kesintisiz eğitimin toplumsal harabiyet yarattığını söylerken ne demek istedi?
Meslek okullarını kastetti. İmam hatipler için bütün meslek okullarının orta kısımları kapatıldı, torna da kapatıldı, hemşirelik de kapatıldı. Bazısı diyor ki, sekiz yıl hayata hazırlayalım sonra mesleki eğitim olsun. Diğer iddia sahipleri ise hem hayata hem mesleğe hazırlayalım diyor. Şimdi diyelim ki çocuğun spora yatkınlığı var. Spor liseleri açtım. 18 yaş geç değil mi?

- Bu örnek iyi de. Sırf yoksul diye üniversite istediği halde 14 yaşındaki çocuk neden tornaya gitsin?
Aile dar gelirliyse, kısa yoldan hayata hazırlanalım diyor. O çocuk liseyi bitirdiğinde bir iş sahibi olabiliyor mu? Olamıyor. Gelir dağılım adaletsizliği bugünden yarına çözülecek bir mesele değil.

Akşam

Radyo Selam
Radyo Selam
Radyo Selam
3. Aykut Kuşkaya - Serenat
4. Grup Genç - Sözü Var
5. Grup Haykırış - Öç
6. Ömer Karaoğlu - Şehit Taht ...
7. Mehmet Batar - Sürgün Ülke
8. Grup Yürüyüş - Ey Şehit
9. Grup Mavera - Yaşasın Efen ...
10. Kardeşlik Çağrısı - Çocukl ...
11. Mustafa Cihat - Amenna
12. Seyfullah - Salatullah
Devamı...  
Radyo Selam
Radyo Selam
 
Radyo Selam
Radyo Selam
E-Veri Bilişim Hizmetleri
Radyo Selam
Radyo Selam
MALATYA HABER AJANSI